HEM EĞLENCELİ HEM DE VERİMLİ DERS Mİ OLURMUŞ (?)


        
Arif Kazancı ve Enes Şenpeker'in sunumları
         Cet 360, bugüne değin çoğu eğitim dersininağır basan teorik yanının aksine hayatın pratiğe dökülmüş, eğitimin can bulmuş halidir diye tanımlanırsa yanlış olmaz sanırım. Her derse bir yaratıcı drama dersiymişcesine eğlenceli oyunlarla, bizi her zaman şaşırtmayı başaracak aktivite ya da videolarla başlayarak, pazartesi sendromu denen klişenin yıkıldığı bir ders olmanın yanında; Vizyon Koleji Akademik koordinatörü Arif Kazancı, Hisar Kolejleri ve Üsküdar Amerikan Lisesi gibi okulların teknolojiyle özdeşleşmiş, yenilikçi öğretmenleri ve Microsoft'un Öğretmen Elçisi olan Can Akarsu gibi farklı alanlardan, kendilerine sınıf ortamı gibi rahat bir atmosferde ulaşmamızın neredeyse imkansız olduğu birçok kişinin misafir ederek yolun başında olan bizlere için bulunmaz bir fırsat sunuyor. Gelen konukların tecrübeleri ve özellikle "teknoloji" ile ilgili olarak bizi adeta aydınlatmaları; çoğumuzun sahip olduğuna inandığım hızına yetişilemeyen teknoloji ve gittikçe geleneksellikle dijitalleşme ikilemindeki eğitime olan ön yargının da kırılmasına olanak veriyor.
        Öğretmenlik, tüm eğitim derslerinde anlatıldığı üzere bir insanın hayatına dokunmayı en yakından tecrübe edinen ve bunun yanında büyük bir sorumluluk üstlenen belki de bu hayattaki en önemli mesleklerden biridir. Tek bir kelime, tek bir sıcak bakış ya da tam tersi yaralayıcı tek bir söz uzun yıllar silinmeyecek bir iz bırakabilir dokunulan hayatlarda. Öğretmenlik bu kadar önemliyken, öğretmenliğe giden basamaklar da bir o kadar hayati önem taşır. Bu basamakların en temelinde ise elbette üniversitede alınan eğitim dersleri gelir. Özel eğitim derslerinden, müfredat incelemesi derslerine, eğitim psikolojisinden, öğretim teknolojileri dersine kadar birçok açıdan bilgi donanımı sağlayan bu dersler meslek icra edilirken teorik altyapının kurulmasına büyük fayda sağlar.
         Verilen bütün bu derslerin genel olarak hepsinin arka planında var olan ve mutlaka değinilen esas nokta ise insan ilişkileridir. Kuşkusuz karşılıklı iletişimin yapıcı, açık ve samimi olduğu bir atmosferde her birey kendini geliştirmeye ve devamlı olarak güncellemeye imkan bulur. İletişimin bu denli güçlü olmasını sağlayacak prensiplerin en başında ise “etkili geri bildirim” gelir. Cet 360 dersinin bir öğretmen aday adayı olarak bize en büyük katkısı da sanırım bize etkili geri bildirim vermenin nasıl başarılacağını  açık bir şekilde benimsetmesi, "öğretmesi" oldu.
         Eğitim, geri bildirimin en sık kullanıldığı ve en önemli olduğu alanlardan biridir. Davranışa değil kişisel yorumlara dayanan, zamanında verilmeyen ve açık olmayan dönütler çoğunlukla olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Bunun yanında “Harikasın, mükemmelsin, çok iyiydin” gibi ayrıntıya inmeden verilen olumlu geri bildirimler, geriye dönük hatırlatıcı, specifik örnekler vermeden üstü kapalı yargılamalar, sadece negatif yorumlar içeren, eksik noktaları ve beklentileri belirtmeden verilen olumsuz geri bildirimler de basit gibi görünse dahi tahmin edilemeyecek neticeler vuku bulabilir. Bundan dolayı özellikle eğitim derslerinde önemle üzerinde durulması gereken bir konu olmalıdır ki doğru geri bildirim verebilen eğitimciler yetişsin. Cet 360 dersini alana dek hiçbir eğitim dersi bu konuyu önemle vurgulayarak ve hayatımıza entegre etmemizi bu denli ısrarla üstüne basarak anlatmamıştı sanırım. Halbuki, özellikle eğitimciler için okulda öğrencilerle olan iletişimlerden, günlük hayatta kurulan ilişkilere kadar bu kadar elzem bir niteliğin her bireyde bulunması ve en üst seviyede doğru bir şekilde kullanabilmesi gerekmektedir ve bu yüzden de mesleği topluma her anlamda kaliteli birey yetiştirmek olacak kişilerin bu meziyeti hayatlarına yerleştirmeleri için eğitim derslerinde bu konuya biraz daha değinilmesi yararlı olacaktır.
         Eğitim derslerinin her biri kendi alanında benzersiz deneyimler, farklı teoriler, bambaşka bakış açıları sunarken, eğitimcilerin gelecekte öğrencilerine ışık olacak bilgi birikimine sahip bireyler olarak yetişmesini arzular. Bir öğretmenin neyi, nasıl öğreteceğini; gerektiğinde hangi teknolojileri, nasıl kullanacağını; bilim insanlarının onlarca yıldır kabul gören araştırmalarından nasıl faydalanacağını; insani tarafını arka plana atmayarak öğrencilerine nasıl rehberlik edeceğini; fiziksel yahut zihinsel rahatsızlığı bulunan öğrencilerine nasıl yaklaşacağını; öğrencilerini değerlendirirken hangi hususlara dikkat edip, hangi metotları kullanacağını üniversitede verilen eğitim dersleri öğretir.
         Son olarak, sürekli değişen ve gelişen bu teknoloji dünyasında, değişimleri reddetmeden ve geride kalmadan, doğru iletişim teknikleri ve etkili geri bildirimler kullanmayı hayatın bir parçası olarak kabul etmek özellikle eğitim için değerli bir anlam taşır. Eğitim yaşam boyu devam eden bir olgudur ve hiçbir zaman yeni şeyler öğrenmek için geç değildir. Teknoloji çağında eğitimde de teknolojiyi etkin bir şekilde kullanarak böyle kıymetli bir nimetten hem bireysel hem de toplumsal olarak ilerleme kaydedebilmek için faydalanmak da son derece önemlidir.

-Aşağıdaki video (The Art of Feedback) yalın ve özetleyici anlatımıyla doğru geri bildirim vermek hakkında genel bir bakış açısı sunuyor.
İzlemek isteyenler için.. 
*Türkçe'sini bulamadım ne yazık ki.

Esenlikle kalın..

Yorumlar

  1. Eğitim alanıyla ilgilenmeyen yada bu dersi almamış biri için yazın açıklayıcı ve öğretici bir niteliğe sahip olmuş. Özellikle ilgimi çeken geribildirimin eğitimdeki yeri kısmı. Birçok öğretmen ve öğretmen adaylarının eğitim hayatlarında geribildirimleri nasıl kullanmaları gerektiğini örnekler vererek anlatman bilmeyen biri için yazının anlaşılmasını kolaylaştırmış.

    YanıtlaSil
  2. Yazının başında fotoğraf paylaşımı ders hakkında ve ders ortamı hakkında bilgi edinmek isteyen bir okuyucu için yararlı olmuş. Ek olarak fotoğrafın altına açıklama ekleyerek okuyucuyu fotoğraf hakkında bilgilendirebilirdin.

    YanıtlaSil
  3. Doğru geri bildirim vermek hakkında yazına eklediğin video kullanıcılara yazın sonrasında geri bildirim hakkında daha fazla bilgi sunma imkanı tanımışken, Türkçe bir yazı altına eklenen videonun dilinin ingilizce olması ve Türkçe altyazı içermemesi, İngilizce bilmeyen okuyucu kitlesine hitap etmeyerek okuyucu kitlesini azaltabilir.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder